21 Haziran 2007

Babalar Gunu ve Sodali borek, Kiymali bulgurlu borek, Patlican salatasi, Dondurmali pasta


Esini, cocuklarini seven ve koruyan tum babalarin, basta benim olmak uzere, babalar gunu kutlu olsun. Gecen hafta sonu evimizin bahcesinde, dostlarimizla babalar gunu kahvaltisi yaptik. Sodali peynirli borek, bulgurlu kiymali cevizli borek, peynirli maydanozlu borek, kozlenmis patlican salatasi, dondurmali biskuvili pastamiz menumuzden bir kac cesit.


Bundan 95 yil kadar once, orta yasli bir adam Istanbul Bakircilar Carsisinda ki iki bakirci dukkanini satip, karisini ve cocugunu yanina alarak yollara dustu. Onu, evini, isini, duzenini bozup, yollara dusurecek neden ne olabilirdi ki?


Yunus dede, buyuk oglunu Yemen Harbinde sehit vermisti. 7 yasinda olan diger oglunu da kaybetmeyi goze alamadigi icin, butun duzenini bozup Karadeniz'e dogru yol aldi. Cunku o zamanlar savastan kacanlar, vatan haini sayiliyor ve Taksim'de idam ediliyordu. Yunus dede bir 2. aciyi daha kaldiramazdi. Atli arabalarla giderken, Bafra'da karisini kaybetti, onu da bir mezari bile olmayan Yakup oglunun yanina gondermisti.



Geriye kalan tek oglu Yusuf ile yeniden yasama tutunmaya calisti. Of'un Cufaruksa koyune yerlesti, Kurdogun topragini aldi, evlendi, cocuklari oldu, torunlari oldu ve torunlarinin torunlari oldu. Iste onlardan biri, bugun, vatandan binlerce kilometre otede, o buyuk Yunus dedeyi anlatiyor.

Ulkem su siralar cok zor ve dar yollardan geciyor yine. Bir suru daha Yakup'lari her gun kaybediyoruz. Analar "vatan sagolsun" diyor. Oyle gormusuz analarimizdan, ninelerimizden. Vatan, ugruna her seyi goze alacagimiz kadar kutsal. Dun de boyleydi, bugun de boyle. Babamin deyisiyle, "Allah devletimize, milletimize zeval vermesin".

14 yorum:

yemegim dedi ki...

Sevgili Tuba harika bir masa hazirlamissin yok yok canim böreklerde salatda harika ellerine saglik,anlattigin hikaye cok etkileyici gercektende bende tüm babalarin babalar gününü kutluyorum sevgiler...

mutfakta hoş seda dedi ki...

Tuba ne güzel anlatöışsın duygulanarak okudum yazdıklarını... Babalar günü sofran yine dopdolu tarifleri bekliyorum.
sevgiler

OZAY dedi ki...

Tuba'cığım ne guzel bır sofra boyle.Sana guzel bır hafta sonu dılıyorum Sevgıler..

bocuruk dedi ki...

Canım ya, çok duygulu bir yazı yazmışsın. Şehitlerimize hepimiz çok üzülüyoruz. Allah bütün Mehmetçikleri korusun.
Mönün çok güzel. Sodalı börek çok güzel oluyor benim de favori tarifimdir. Ellerine sağlık.
Sevgilerimle...

Hande dedi ki...

Nefis bir babalr günü olmuş anlaşılan. Herşey harika görünüyor...

Eda dedi ki...

Merhaba Tuba
Baba eşittir koruma kelimesi değil mi, birlikte çok anlamlılar.
Sofra çok güzel görünüyor, ellerine sağlık.
Sevgiler
Eda

süheyla dedi ki...

merhaba tuba ne ilginç bir öykü,istanbula çeşitli nedenlerle gelen bir sürü insan duymuştum da bu şekilde terkeden bir aileyi ilk kez duyuyorum,bence bu kitap haline getirelebilecek kadar ilginç bir öykü.şehitlerimiz konusunda o kadar üzülüyorum ki çıkan haberleri bihe izleyemiyorum çogu zaman..cok duygulandım yazını okurken..selamlar.

Müge dedi ki...

Tubacım, sofra tek kelime ile şahane.Kahvaltı sofrası hazırlamak en keyif aldığım şeydir zaten. Afiyetler olsun.
Babalar günü yazın çok anlamlı, içimiz yanıyor ama bir şey gelemiyor elimizden ne acı:(

Hülya dedi ki...

Bu kadar güzel bir sofra ve bu kadar anlamlı bir yazı.Köklerini unutmayan onalar sıkı sıkı bağlı canım arkadaşım.Köklerinin hikayesi beni çok etkiledi.Bizimkilerinde vakt-i zamanında bir Bulgaristan göçü vardır ki öküz arabasına ait 2 tahta,2 dibek tokmağı getirebilmişler yanlarında.Ve Çanakkale'nin bir köyüne yerleşmişler.Kimse sevmemiş onları muhacir olduklarından epey bir dışlanmışlar...Ve gerisi uzun bir hikaye...
İşte böyle böyle bugünlere gelmişiz ama ya şimdi yaşananlar.İnsanın haber programlarına bakmaya içi dayanmıyor:(

Özlem dedi ki...

Tuba' cığım , ne hoş bir sofra paylaşmışsınız dostlarınızla. Ellerine, kollarına sağlık, sevgiler.

Selen dedi ki...

Tubacığım,
Yine tüm tarifler mükemmel. Dileklerine ise sadece Amin demek kalıyor. Yunus dedeyi de rahmetle anıyorum. Eskiler ne kadar cefakarmış değil mi?
Öpüyorum

daimamutfak dedi ki...

Canım merhaba,çok etkilendim anlatımından.Allah sizlere uzun huzurlu ömürler versin.Hayat böyle birşey işte.İnsanlar yaprak misali veya kuş da denebilir..Kah buradayız kah oralarda..saglıklı ömürler dilerim..sevgiler..neriman

Adsız dedi ki...

Merhaba
Tesadüfen blogunuza geldim, tariflere bakarken bir de ilginç hikaye ile karşılaştım. Büyük dedenizin ta istanbuldan kalkıp komşu köyümüze geldiğini öğrenmek de ilginç oldu benim için.
Blogunuzu takip etmeye çalışacağım.
Sevgiler

Hatice Ay

Minik Kus dedi ki...

Tuba Abla, gozlerim doldu okurken. Yunus Dede oyle yapmasa, simdi seni taniyamayacaktik belki de. Iyi ki gelmis Karadeniz'e :) Sofra da super, masallah ellerine saglik...