doner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2007

23 Nisan, Doner Gunu, Portakalli Kereviz, Zeytinyagli Borulce

Bazi insanlarin cocuklarina, torunlarina, torunlarinin cocuklarina nefreti ogretmeyi basari gordukleri bir ortamda, tum Turk ve dunya cocuklarinin bayramini kutluyorum. Baris ve sevgi dolu bir dunya onlara birakabilmek umidiyle...
***********************************


Iki hafta once, tam bir bucuk yildir bekledigimiz doner gunu nihayet gerceklesti. Yusuf hoca, Turkiye'den getirdigi doneri nihayet kurdu da, soyle guzel bir doner yiyebildik. Ustelik bir kat et, bir kat kiymadan degil, yani yalanci doner degil, gercek et doneri idi. Yusuf hoca doneri getirirken, gumrukteki calisanlar doner bicaklarini farketmisler tabii. Hocaya, "siz Amerika'da restaurant isi ile mi mesgulsunuz" diye sormuslar, sakayi seven hoca da hic bozuntuya vermeden "evet lokantam var" demis.

Hoca dediysem, universite de profesor o. Ama yemek konusunda ki bilgisi ve bogazina olan duskunlugu ile bence bu konuda ikinci bir doktorayi hakediyor. Onun bilgisine danistigim yemek tarifleri cok olmustur:)). Her ne kadar tarif vermemekte hep dirense de, Seckin sagolsun galiba biraz ondan koydu, biraz da bundan diyerek ortaya tarif cikarabilmeyi basarabilmisizdir:)).

Pot-luck seklinde yaptik, yani herkes bir sey getirdi. Tabii herkes de elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret etti, daha dogrusu etmek zorunda idi. Cunku birbirimizin diline dusmek var isin ucunda. Birini dilimize dolarsak, kolay kolay o kisi ile ugrasmaktan vazgecmeyiz:))). O yuzden sekeri idi, tuzu idi, hepsi yerinde olmali, malzemeden calinmamali, taze yapilmali, vs. vs.


Gecen sene ismi lazim degil bir arkadas (bu satirlari okursa kendini bilir:))), iki bardak pirinc ile 30 kisiye pilav yapmisti da, hala arada aklimiza geldiginde konu etmeden, sakalasmadan duramayiz:)).

Gelelim diger yemeklere, Seckin'in senede bir kere bahcede yaptigi kizartma (bu sefer o da bize rastladi:)). Ebru'nun nefis portakalli kerevizi. Seckin'in neredeyse herkesin damak zevkine gore yaptigi ispanakli borek, peynirli ve kiymali borek,



Mihri hocamizin, annesi ile beraber sardigi ve ucer beser kapisilan yaprak sarmalari, Izmir'li Gul'umuzun yaptigi zeytinyagli borulce, Seckin'in bol avokadolu salatasi, yine Seckin'in kekige batirilmis kurutulmus biberleri ve olmazsa olmaz sehriyeli pilav (Seckin saka maka yine epeyi yapmissin:)).


Ne yazik ki Gulbin'in kisirinin resmini cekmeyi unutmusum. Oysa Turk okulundan sonra eve gitmis, taze taze yapip getirmisdi. Her ne kadar ona "aksamdan bulguru kabartsaydin, soganlari kesip ayri bir kaba koysaydin, gunduzde hepsini karistirsaydin" dediysek de "aman sonra kotu filan olurdu da, sizin dilinize dusecegime..." oldu cevabi:))).

Ve benim tadamadigim icin korkarak goturdugum, ama aninda biten, kirintisi bile kalmayan meyvali peykekim (cheesecake)...